BORABOY’UN TARİHÇESİ
1- Boraboy’un Kuruluşu
Kasabada yaşayan yaşlılar kasabanın kuzey doğusunda kızıltaşdibi mevkiinde eski yerleşimlere ait izlerin bulunduğunu, güneydoğusundaki güvere mevkiinde ise kilise kalıntılarının bulunduğu belirtiliyor. Yine Taşova Tarihini araştıran heyetin başkanı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Edebiyatı Fakültesi Tarih bölümü Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Mehmet ÖZSAİT, Boraboy kasaba çevresinde Roma devrine ait bir kalenin varlığından söz etmiştir. Elde edilen bu veriler kasaba ve çevresinde ilk yerleşenlerin Türk ve Müslüman olmadıklarını göstermektedir. Türkler Malazgirt Zaferini izleyen dönemlerde Boraboy ve çevresinde görülmeye başlamıştır.
1257’de Arapça olarak yazılan Vakfı Seyid Nurettin Der Karye-i Zeytuva Tab-i Sonisa adlı eserde kasabayı kuran ailelerin ilk öncelikleri, bugünkü yerleşim alanının 2 Km. güneyindeki Bostan Deresi mevkiini kışlak olarak çadırlarda göçebe hayatı sürdüğünü belirtilmektedir. Bostan deresi mevkiinde göçebe olarak yaşayan ailenin hayvanlarının fırtınalı (boralı) bir günde kaçarak rüzgara karşı korunaklı bu günkü yerleşim alanına sığındığı belirtilir. Fırtınadan sonra hayvanlarını aramaya çıkan aileler hayvanlarının bulunduğu rüzgara karşı korunaklı olan (boraboy) vadiyi beğenmişler ve vadi tabanı bataklık olduğu için vadinin kuzey yamacına, bugünkü Keltepe (gültepe) mahallesine çadırlarını kurmuşlardır.
Bugünkü kasaba yerleşim alanına ilk gelenler Deli Mehmetler, Mustafa Beyler, ve İmamoğulları aileleridir. Bu ailelerin kökenleri Bağdat’a dayanmaktadır. Daha sonraki yıllarda kasabaya; Türkmenistan’dan Gölgeciler, Kışlacık’ tan Kışlacıklar, Karaartal’ dan Demirciler, Musul’dan Musuloğulları ve Bağdat’dan Karacalar bugünkü yerleşim alanına gelmişlerdir.
Boraboy; Cumhuriyet devrinde Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı iken yine aynı ilçeye bağlı Yemişen Bükü köyü Taşova ismini alarak ilçe olunca Taşova’nın köyleri arasında yer almıştır. 24 Aralık 1952 tarihli 5996 sayılı kanun ile Taşova ilçesi Amasya ili sınırları içine alınınca Boraboy’da il bazında Amasya’ya bağlanmıştır. 1964 yılında da köy isimlerinin Türkçeleştirilmesi gündeme gelince Boraboy “Gölbeyli” adını almıştır. Nüfusun hızla artması ve 1970 nüfus sayımında 2583’e ulaşması göz önüne alınarak 1971’de Gölbeyli’de belediye teşkilatı kurulmuştur. Gölbeyli 1990 yılında da iki mahalleye ayrılmıştır. İki mahalle arasındaki sınırı Boraboy deresi oluşturmaktadır. Boraboy deresinin kuzeyindeki kısım Bahçelievler, güneyindeki kısım ise Yakakent mahallesi adını taşımaktadır.
Boraboy ve Gölbeyli adlarının Kaynakları;
“Boraboy” isminin kaynağı konusunda çeşitli rivayetler öne sürülmektedir. Birinci varsayım; kasaba çevresinde Roma devrine ait kalenin izlerinin bulunduğu; kasabanın rüzgara karşı korunaklı bir konumda olması ve ülkemizde de adının kaynağı Roma devrine dayanan yerlerin fazlalığı “Boraboy” adının Roma-Yunan Rüzgar tanrısı “Borais”ten gelmiş olabileceğidir.
İkinci varsayım; “Boraboy” adının ”Bora Bey “ den gelmiş olabileceğidir. Türk halkının adetlerine sevilen büyüklerin adının yaşatılması yaygın olarak görülmektedir. Göçebe halkın yaşatılması yaygın olarak görülmektedir. Göçebe halkın başında da bilgili yiğit bora isimli bir bey bulunması bu nedenle de Boraboy haline dönüşmüştür. Bir diğer varsayım ise kasabaya ilk yerleşen ailelerin Bağdat’ dan geldiği bilinmektedir.Bu ailelerin hepsinin bir boya mensup olabileceği ve boyların adının da Bora olacağı imkan edilmektedir.
Köy isimlerinin 1964 Türkçeleştirilmesi gündeme gelince boraboy’ un Gölbeyli şeklinde şeklinde değiştirilmesi uygun görülmüştür. Yeni ismi “Gölbeyli” olmasında Boraboy gölünün varlığı ve kasaba erkeklerinin çalışmayı fazla sevmeyip bey hayatı sürmesi etkili olmuştur. Ancak 1994’de kasabanın “Boraboy Gölü” ile özdeşleştiği belirterek adının tekrar Boraboy olması için çeşitli girişimlerde bulunulmuş ve İçişleri Bakanlığının 20 Mart 1995 tarih ve 661 sayılı yazısı 1580 sayılı Belediye Kanunun 9. maddesine göre Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL ve Bakanlar kurulunca imzalanarak Gölbeyli ismi Boraboy olarak 30 Mart 1995 de değiştirilmiştir. Karar resmi gazetenin 03 Mayıs 1995 tarihli 22276 sayılı nüshasında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
BORABOY’UN COĞRAFİ YAPISI
1-Yeri ve sınırları;
Boraboy kasabası Ladik-Taşova karayolunun 2 Km batısında Akdağ’ ın doğu eteğinde, Boraboy deresinin açtığı vadinin yamaçlarında kurulmuştur.
Boraboy kasabasının kuzeyinde Kozluca köyü ve Destek kasabası Güneydoğusunda Mercimek köyü güneyinde Kırkharman köyü batısında Durucasu köyü yer alır.
2-Yer Şekilleri;
Boraboy’da genel olarak yükseklik doğudan batıya doğru artar en alçak kemsi Güvere mevkii olup denizden yüksekliği 600 mt.dir. En yüksek yeri ise aynı zamanda batı sınırı olan 1891 mt. Yükseltide Çivili tepesidir.
3-İklim ve Bitki Örtüsü;
Genel olarak Karadeniz ikliminin etkisinde olmakla birlikte deniz etkisine uzak olduğu için karasal iklim özellikleri de gösterir. Karadeniz ikliminin ılık kışları yerine soğuk ve karlı kışlara, çok sıcak olamayan yazlara bırakmıştır.
Boraboy’da görülen başlıca otsu türler, çayır otu, yonca otu, papatya, gelincik, sarı çiçekli orman gülü ve eğreti (Domuz otu) otudur. Bunların dışında yemeği yapılan otsu bitkiler mevcuttur. Bunlar Yer pancarı Madımak, Kaldurak, Mivrik, Civcilik, Soğukluk, Kömeç, Isırgan, Kuzu kulağı, Kıcırdayuk, Öhelik, Kızıl Öhelik, Gelin eli, Kovanlık, Topçak otudur.
Boraboy’da doğal halde yetişen ağaç türleri ise sarı çam, kara çam, gürgen, (kayın), meşe (pelit, kızılpelit, Kara pelit, Balık peliti) sedir, çınar, ayı fındığı, at elması, doraklık, arduç, dağ söğüdü, dağ kavağı, tetire, gögce ağaç ve kara ağaç tır. Bunların yanı sıra dağlarda yine dogal halde yetişen ve yemişi bulunan ağaç türleri ise dağ fındığı, töngel (muşmula) aluç, ıhlamur, (söğünük), dağ elması ahlat dağ eriği ve kuş kirazıdır.
BORABOY’UN NUFUS DURUMU
Artan nüfus göz önüne alınarak 1971’de belde teşkilatı kurulan Boraboy’da 30 Kasım 2000 genel nüfus sayımına göre 3755 kişi bulunmaktadır.
BORABOY’DA EKONOMİK DURUM, KOOPARATİF, DERNEK VE HAYIR FAALİYETLERİ
EKONOMİK DURUM
Boraboy’da Tarım;
Boraboy’da yer şekilleri ve iklim özelliklerine bağlı olarak üretilen tarım ürünlerinde çeşitlilik azdır. Tarım geleneksel yöntemlerle yapıldığı için üretim miktarı ve verim Aileler kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yaparlar Fakat bamya, şeker pancarı ve haşhaş ticaret amaçla üretilir. Boraboy’da toprak mülkiyeti aile reisine ait olup, ölümü durumunda çocukları arasında paylaşılır.
a-Bahçe Ürünleri: Fasulye, domates, soğan, salatalık, marul, biber, nane, kabak, beyaz ve kara lahana en yağın olarak üretilen ürünlerdir.
b. Tarım Ürünleri: Buğday, arpa, yulaf, mısır, nohut, fiğ, yonca, şeker pancarı ,haşhaş ve bamya tarlada çalışmaya iş gücü olan aileler tarafından üretilmektedir.
c. Meyvecilik: Boraboy’da üretilen başlıca meyveler; elma, armut, ayva, muşmula (töngel) erik, kızılcık, kaysı, kiraz, şeftali, vişne, dut, ceviz ve fındıktır. Bunlar içinde elma, armut ceviz ve fındık üretimi diğerlerine göre daha fazladır. Diğerlerin üretimi çok az olup bakımları bile yapılmaz. Boraboy’da sadece meyve ağaçlarından oluşan tarım alanlarına rastlamak çok güçtür. Bu türde birkaç bahçe olup genelde meyve ağaçları sebze bahçelerinin kenarlarında yer alır.
Boraboy’da Hayvancılık: Esasen hayvancılığa oldukça elverişli olan yörede maalesef hayvancılık bilinçli bir şekilde yapılmamaktadır. Boraboy mera ve otlak açısından (yaylacılık) komşu kasaba ve köylere oranla oldukça zengindir. Hayvancılığın gelişmeme sebepleri ise otlak ve meraların tarla olarak kullanılması, modern hayvancılığın yapılmaması, göç nedeniyle azalan nüfus ve mezbahane olmayışı gösterilebilir. Hayvancılıkta da geleneksel yöntemleri terk edemeyen kasaba halkı; hayvancılığı kendi ihtiyaçlarını karşılamak için yapar. Ancak üretim fazlası ise ticari amaç için satış yapılır.
Üretilen büyük baş hayvanlar yerli sığır, manda, montofon, simentel ve hoştayın cinsi sığırlardır. Küçükbaş hayvanlar ise koyun ve keçidir. Kasabada her hanenin ahırının yanında bir kümesi ve kendilerine yetecek kadar kümes hayvanı (tavuk, ördek, hindi) bulunmaktadır.
Bunların yanı sıra ticari amaçlı kültür balıkçılığı (Boraboy Alabalık Çiftliği) ve arıcılıkta yapılmaktadır.
Boraboy’da Sanayi:
Kasabada tek sanayi kuruluşu Boraboy’un yanı sıra Taşova ve Ladik ilçelerin köy ve kasabalarına da hizmet veren Boraboy Un Fabrikası’dır. Fabrika Yap İşlet Devret ilkesi doğrultusunda Ahmet DEMİR tarafından 1996’da işletmeye açılmıştır. Seyitoğulları Un Fabrikası adını taşıyan işletme 2006’de Boraboy Belediyesine devredilecektir.
Ayrıca kasabada iki tane aşlık-bulgur atölyesi, bir kereste atölyesi iki kaynakçı ve üç marangozhane bulunmaktadır.
Boraboy’da Ticaret:
Bütün üretimlerini kendilerine yetecek kadar kasaba halkı ihtiyaç fazlası üretimini Taşova Halk Pazarında satmaktadır. Kasabada halen 6 bakkal ve 2 manav bulunmaktadır.Boraboy’da madencilik:
Kasabada hiçbir maden işletmesi olmamakla birlikte arayışlar uzun süredir amatörce yapılmaktadır. Kasaba halkımızdan Mehmet KAYA gerek M.T.A. ve gerekse Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına bir çok defa numune göndermiş fakat olumlu sonuç alınamamıştır.
Boraboy’da Turizm:
Boraboy sınırları içinde yer alan Boraboy gölü, doğa ve güzelliğine bağlı olarak turistik açıdan önem taşımaktadır. Bu nedenle 1978 yılında gölün kuzeyindeki 9 hektarlık alan orman içi dinlenme yeri olarak ayrılmıştır. Ulusal park kaynakları açısından planlamaya tabi tutulmaya başlanmıştır. Amasya iline 63 Km. Taşova ilçesine 20 Km. uzaklıkla 900×300 m olan, 30 mt. Derinlik ve 1050 mt. Yakınında olan Borabay gölü heyelan set gölüdür. Gölün kuzey yamacına konaklamak amacıyla yapılan 11 tane bunglav tipi ev, bir tane gazino ve gölün çevresinde yeterli miktarda sabit ve seyyar masalar bulunmaktadır. Boraboy gölüne gelenler hafta sonu tatillerini değerlendirmek amacıyla günübirlik olarak gelirler. Bunların günübirlik gelmesi konaklama tesislerinin yetersizliği ile açıklanabilir. Gelenlerin sayısında hafta sonları ve dini bayramlarda artış görülmekle birlikte en çok Temmuz ayında turist gelmektedir.
Boraboy gölü Bakanlar Kurulunun 06.06.1992 gün ve 3124 sayılı kararıyla turizm bölgesi ilan edilmiştir.
Şafak vaktini tarifsiz güzelliklerine sahip olan gölde kürekli kayıklarla kuş cıvıltıları arasında tatlı sı balığı tutmanın zevkine doyum olmaz.
KOOPERATİF, DERNEK VE HAYIR FAALİYETLERİ
Gölbeyli Ortaokulunu Koruma Derneği;
“Kasabaya yeni bir okul yapmak ve faaliyet göstermekte olan binanın gerekli onarımını yapmak öğrencilerin bilgi ve becerilerini geliştirmek için kurslar açmak, okulun sportif eğitimi, öğretim ve kültürel faaliyetlerin sürdürülmesi için gerekli araç ve gereçleri ve donatım giderlerini karşılamak” (Dernek Tüzüğü Madde-2)
1971’de kasaba olan köyümüzde ilk Belediye Başkanımız Seyit Ahmet YILDIZ’ın öncülüğünde İlk Okul Müdürü Mustafa ÖZEY, Merkez Camii İmamı Gül Ahmet AKAŞ ve kasabanın ileri gelenlerinden Ali TOMBUL, Ömer ÖZGÜR Mustafa DURUKAN, Ahmet KURT Ahmet AYDOĞDU ve Eyüp YETİŞ’in çabalarıyla dernek kuruldu.
1976’da okul yapılması için Belediye derneği 5912 m2 arazi tahsisinde bulundu Arsaya yeni bir Ortaokul yapımı ve hizmete açılışı 1987-1988 öğretim yılı basında oldu.
Halen faaliyette olan derneğin ismi maddi imkansızlıklardan dolayı “Boraboy İlköğretim Okulunu Koruma Derneği” olarak henüz değiştirilemedi.
Boraboy Camilerini Yaptırma ve Yaşatma Derneği
1971’de İsmail ÖZCAN öncülüğünde kurulan dernek Boraboy’daki mevcut iki caminin bakımı, onarımı ve yakıt ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Derneğin geliri ise Kaymakamlığın ve Emniyetin izniyle bayram namazlarından sonra toplanan bağışlardır.
Halen faaliyette olan derneğin başkanlığını Haydar TELLİ yürütmektedir. Özellikle son yıllarda belediye Başkanlığın desteğiyle kasaba halkın teveccühünü kazanan derneğin faaliyetlerine bakacak olursak Merkez Camiinin kubbesinin kurşunlanması, Kalorifer sisteminin kurulması, şerefe ve avize aydınlatma sisteminin değiştirilmesi, Yukarı Camiinin ısınma sisteminin hutbesinin ve halılarının yenilenmesi ve şadırvan yapımı ise devam etmektedir.
Derneğin önümüzdeki yıllarda hedefleri arasında Boraboy gölüne Prefabrik mescit yapmak, Merkez caminin ısınma sisteminin klimasını değiştirmek ve yeni şadırvan yapmaktır.
Boraboy Kalkınma Kooperatifi
Halen kurulma aşamasında olan kooperatifin faaliyetleri hayvan ve tarım ürünlerinden daha iyi faydalanabilmek ve kasabaya ekonomik gelir sağlamak olacaktır.
Boraboy’da Hayır Faaliyetleri
Her su kaynağına bir çeşme parolası ile 13 sene önce yola çıkan Ahmet ÖZBAY, Behçet ACAR, ve Osman KAVAK Boraboy ve çevresinde 52 tane çeşmeyi halkımızın ve Boraboy Belediye Başkanlığının maddi ve manevi desteği ile hizmete sundular Ahmet ÖZSOY kendi içinden geçen duygu ve düşüncelerini yaptıkları çeşmelere nakşetmeyi de ihmal etmemiş. Ahmet ÖZSOY ve arkadaşlarının özverili çalışmları sayesinde Boraboy kasabasında çeşmeye ihtiyaç duyulan tek yer Kuzu Korusu mevkidir. Kızıl Göl mevkiindeki inşaatı devam eden inşaatı bitirildikten sonra da Kuzu Korusuna çeşme yapmayı planlıyorlar.
BÖLÜM BORABOY’UN GELENEK, GÖRENEK VE ADETLERİ
Evlilik Düğünleri;
Evlilik çağlarına gelmiş olan erkek için özellikle kız evine dünür gider. Eğer hayırlı görülürse kız verilir. Söz kesilir ve nişan töreni için tarih belirlenir. Kızın annesine “Süt Hakkı” adı altında bir miktar para verilir.
Nişan günü köy halkına erkek evinde yemek verilir. Günün akşamında kız evinde takı merasimi olur oyunlar oynanır ve geline kına yakılır. Nişanlık süresi genelde 1 yıldır. Düğün hazırlığını tamamlayan erkek tarafından düğün için izin alınır, tarih belirlenir ve gerekli hazırlıklara başlanır. Eğer nişanlılık süresinde dini bayram olursa erkek tarafı kız tarafına mahalle sakinleriyle beraber gelinlik görme adı altında bayramlaşmaya gider Kız tarafı misafirleri yemekle ağılar, erkek tarafı hediyelerini geline sunar.
Boraboy’da düğünler Cuma günü başlar ve üç gün sürer. Düğünün ilk günü erkek tarafının hazırladığı düğün hediyeleri “aş boğaz” ile evine götürülür ve düğün başlar Aynı gün kız evinde gelinin arkadaşları arasında “Kız başları” seçilir kız başları düğün boyunca gelinin yanında bulunur ve onun ihtiyaçlarını karşılarlar. Yiğit başları da erkek evinde gerekli hizmetleri yaparlar. Yiğit başları arasında bir kişi Damat Yiğit Başı seçilir ve üç gün boyunca damadın her şeyinden (ayakkabısında, ceketinden… ) sorumludur. Düğünün birinci günü akşamında köy halkına yemek verilir, kız evi düğüncü gelir ve düğünü gelenlerin tüm ihtiyaçları karşılanır.
Düğünün ikinci günü yiğit başlarına iki metre basma takılarak köy dolaştırılır. Bu karşılanma merasimin başladığına işarettir. Karşılanma merasiminde köy halkı davetlidir. Erkek evine yardım mahiyetinde zarf içinde maddi destek de bulunurlar. Düğünün ikinci günü “hamam günü”dür hamamdan gelen damadı kız evinin önünden de geçirmek suretiyle yiğit başlar köyü gezdirir. Yine düğünün ikinci günü akşamı erkek tarafı kız evine gelir oynarlar halay çekerler kız başları geline kına yakar ve yiğit başlarına da kına satarlar Yiğit başları damadın kınasını dua ederek evinde yakarlar.
Kına yakılmadan önce yiğit başların damat tan şikayetçi olup olmadıkları sorulur. Herkesin istediği yerine getirilir. Sonra damada yiğit başlarından şikayetçi olup olmadığı sorulur.
Düğünün üçüncü günü gelin alma günüdür. Gelin almaya konvoy halinde gelen erkek tarafı kız evinde kapı kilitleme, ayakkabı saklama yastık saklama, sandığın üzerine oturma ve gelin arabasın önünü kesme gibi sürprizler her zaman beklenir. Sonuçta gelin alınır ve konvoy önce kasabayı dolaşır sonra Boraboy gölüne giderek burada oyunlar oynanır. Halaylar çekilir ve hatıra fotoğrafları çekilir.
Daha sonra gelin erkek evine getirilir. Gelin arabasından inmeden damadın yakın akrabaları geline tekrar yeni hediyeler sunarlar. Yeni gelinin eve bereket getirmesi dileği ile gelinin üzerine buğday ve para serpilir. Gelinin kötü huyları varsa eve girmesin dileği ile de geline cam şişe kırdırılır. Günün akşamında damat ve yiğit başları Yatsı namazını cemaatle birlikte kılar ve namaz sonrası namaz için gelenlerin elleri damat tarafından öpmek suretiyle dualarını alır ve tekbirlerle damat evine getirilir ve damat gerdek odasına (gelin odası) atılır. Cemaat ve yiğit başları kız tarafının ve erkek tarafının hazırladığı yemekleri yerler ve düğün sona erer.
Düğünlerde genellikle yaprak sarması, üzüm kompostasu, sütleç, sinsi börekleri yapılır. Dana ve koyun kesilir.
Düğünlerde çalgı aleti olarak zurna, elektro Saz, Orkestra, Klarnet, Darbuka, kullanılır. Bunların biri veya bir kaçı birden olabileceği gibi hepsi de olabilir.
Sünnet Düğünleri:
Erkekliğe ilk adım olarak öne çıkan sünnet merasiminde de davetiye bastırılır Kasaba dışında bulunan eş dost ve akrabalara haber verilir. Sünnet olan çocuğa şeker çikolata gibi sevdiği yiyecekler alınır. Sünnet elbisesi giydirilir. Arabalarla konvoy yapılarak kasaba ve Boraboy gölü gezdirilir.
Anadolu’nun her yerinde olduğu gibi Boraboy’da da sünnet esnasında çocuğu tutanlara “kirve” denir. Öğlen namazına müteakip mevlüt okutulur ve kasaba halkına yemek verilir. Sünnet düğününü yapan ailenin eğer maddi durumu iyi ise o günün akşamında çalgı getirilerek geç saatlere kadar oyunlar oynanır.
BORABOY’DA BAYRAMLAR
Bayramdan bir gün önce yani arife günü öğlen namazına müteakip Peygamberimizin (S.A.V.) sakal-ı şerif-i olduğu inanılan “Kutsal emanet” tekbirler getirilerek ziyaret edilir. İkindi namazından sonra kasabanın mevcut dört mezarlığı cemaat tarafından topluca ziyaret edilerek her bir mezarlıkta tek tek yasin-i şerif imam tarafından okunur. Kadınlar mezarlık ziyaretini öğle ile ikindi namazı arasında erkelerden önce yaparlar.
Arife günü bayramla ilgili olarak yemekler hazırlanır. Baklava helva tatlısı yaprak sarması sütlaç haşhaşlı ve cevizli hamur işleri öncelikli yapılan yiyeceklerdir.
Bayram namazını kıldıktan sonra camii bahçesinde cemaat halka olmak suretiyle topluca bayramlaşır. Aile içi bayramlaşmada bitince mahallenin en yaşlısı kim ise onun evinde toplanan erkekler topluca kahvaltı yaparlar. Daha sonra kasabadaki hasta ve yaşlılar ziyaret edilerek onların gönülleri alınır, hatırları sorulur. Bayramda kasabaya gelemeyenlerle telefonla
Bayramın diğer günlerinde akraba eş ve dostlar Boraboy gölüne pikniğe giderler.
BORABOY’DA ASKER UĞURLAMA VE KARŞILAMA
Bir ömür boyu devam eden “tertip” muhammeti askerlik şubesinin askere alınacakları muhtarlara bildirilmesiyle başlar. Tertipler gitmelerine yakın bir zaman kala her günün akşamında bir askerin evinde yemekler yiyip eğlenirken kasaba haklıda asker gönderen aileleri ziyaret ederler. Boraboy belediyesi de askerlere gerekli kolaylıkları (otobüslerde askerlerden ücret alınmaz, Çalgı ücreti ödenir.) göstererek askerlere Boraboy gölünde yemek ziyafeti verir. Askerlerin anneleri bir evladı askerlik çağına kadar yetiştirip büyütmenin ve vatan borcu olan askerlik görevini yerine getirecek olmasının sevincinden olsa gerek ellerine kına yakarlar. Tertipler askere gitmeden bir gün önce çalgı getirilerek kasabada bir düğün havası estirilir. Gidecekleri sabahta kasaba meydanında halk tarafından dualar eşliğinde konvoy halinde uğurlanırlar. Boraboy’da asker anne-babası olmak övünülecek ayrıcalıklı bir durum olarak algılanmaktadır. “ Sayılı gün tez geçer” ve 18 ay bir çırpıda biter. Askerlerin anneleri yine ellerine kına yakarlar Kasaba halkı da asker ailelerini ziyaret ederler. Asker ailesi gelen misafirlere asker kınası hediye eder.
BORABOY’DA KUTSAL TOPRAKLARA HACI UĞURLAMA VE KARŞILAMA
Müracaatları kabul edilen hacı adaylarının müftülük tarafından duyurulmasıyla kasaba halkı Kutsal Topraklara gidecek olan hacı adaylarıyla helalleşerek ve Kabe’de kendilerine de dua etmeleri için ziyaret ederler. Erkek hacı adayları kasabada kaldıkları son Cuma namazından sonra tüm cemaatle helalleşir. Hacı adaylarının gidecekleri gün halk kasaba meydanında toplanır dualarla ve tekbirlerle hacı adayları Kutsal Topraklara uğurlanır.
Türk bayraklarıyla süslenen arabaların oluşturduğu konvoy, hacıları Taşova’da veya Amasya’da karşılar. Kasaba meydanına oradan da tekbir ve salavatlar la hacılar evlerine götürülür. Kasaba halkı hacıları evlerinde ziyaret ederler. Hacılar da Kabe’den getirdikleri zemzem suyu, tesbih, baş örtüsü, kına gibi hediyeleri gelen misafirlere takdim ederler.
BORABOY’DA CENAZE TÖRENLERİ
Cenaze olduğu gün cenaze defnedilene kadar halk başka bir işle uğraşmaz. Cenaze evinde bir hafta yemek yapılmaz. Komşular tarafından getirilir. Cenaze defnedilene kadar kahvehaneler de kağıt, taş vb. oyunlar oynanılmaz. Takip eden günlerde kasaba halkı cenaze evine baş sağlığı dileğinde bulunmak amacıyla ziyaret ederler. Cenaze defnedildikten sonra ki ilk Cuma günü, Kırkıncı günü ellinci günü ve ölüm yıl dönümde mevlit okutulur ve kasaba halkına yemek verilir.
BORABOY’DA ÖNEMLİ GÜNLER
1-Hıdırellez: Mayıs ayının altıncı günüdür. O gün hiç kimse tarlaya bağa bahçeye girmez iş yapmaz ve yeşillik koparmaz. Hıdırellez günü dilekler tutulur ve kırlara pikniğe gidiler.
2-Nevruz: Mart dokuzu diye ifade edilen nevruzdan itibaren artık atlar dağlarda aç kalmaz. Sözüyle tabiatın canlandığı ve baharın geldiği ifade edilir.
MAHALLİN EDEBİ YÜZÜ
Yöreye ait mani ve türküler
| Yola giderim yola
Gözlerim dola dola Estir Allah’ım estir Yar yolu serin ola |
Cevat baban yaptı köyün mesire
Köyünde bakarlar çok misafire Köylü baba gider artık mısıra Köyüm sakinleşti yoktur artık haşere |
| Bahçelerde pancarım
Gonca güller açarım Çok sevdim ayrılamam Bohçayı alı kaçarım |
Köyümün bulunduğu yer küçük bir vadi
Beyazit’ ten kalmış köyümün adı Tarifle olmuyor buranın tadı Gölbeyli’dir köyümün eski adı |
Muhtarla olur köyüm idare
Kahvemizde kalmadı şeşi dübare
Laz İsmail bağırır gel oğlum diye
Yöreye ait deyim atasözü ve sözcükler.
Boraboy’da konuşulan dil İstanbul Türkçe sine yakın olmakla birlikte şive farklılıklarına rastlamak mümkündür. Şimdiki zaman ve gelecek zaman ekleri alan fiiller kullanıldığında hece düşmesi olayı görülür. (Geliyorum- Geliyom, Geleceğim-Gelecem vb.)
| Allah bir yastıkta kocatsın
Allah kara kaşlı yar nasip etsin Anası ne ki danası ne olsun Boyun bosun devrilsin Düğününde kalburla su çekeceğim Ebem öldü yeri bana kaldı Geçmişlerin canına değsin |
Gidişin olsunda dönüşün olmasın
Göle gir de çıkama İnadı inat adı kel Murat İt ayağı yemiş kedi gibi gezmek Kazı koz kocakarıyı kız anlamak Kuştan korksak darı ekmek La der lo demez Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmaz Sabahın köründe rüyanda mı gördün Sabahın hayrı akşamın şerri Taş yerinde ağırdır Yazın gölge hoş, kışın çuval boş |



